İzmir Yazarlar Kooperatifi Kuruldu

İzmir’de yaşamlarını sürdüren yazar, şair ve araştırmacı yazarlardan oluşan sekiz kişi bir araya gelerek “İzmir Yazarlar Kooperatifi”ni kurdular.

Yazar Erdoğan BAYSAL, Kamu İletişi Uzmanı – Şair-Yazar-Gazeteci Ercan DOĞU, Şair-Yazar Ayşe MANAV, Araştırmacı-Yazar Mustafa ÜZEL, Yazar Aysun NACARFIRAT, Araştırmacı-Yazar Ş. Turgut ÜZÜM, Şair-Yazar Hıdır ASLAN ile Yazar Dr. Burhanettin ŞENLİ bir araya gelerek, “Sınırlı Sorumlu İzmir Yazarlar İşletme Kooperatifi”nin kuruluşunu gerçekleştirdiler.

İzmir Yazarlar Kooperatifi’nden yapılan yazılı açıklama şöyle:

“Dayanışma, birlik ve beraberlik amacıyla kurduğumuz kooperatifle; ortaklarımızın eserlerinin basımını yaptırılarak dağıtım şirketleri ve internet aracılığıyla okurlara ekonomik şekilde ulaştırmaya çalışacağız. Okuyucuya ekonomik fiyatla kitap, öncelikli hedefimiz olacaktır. Bu arada, yazan veya yazmaya çalışan kişilere, kuracağımız akademi ile destek olmaya çalışacağız.

Öngördüğümüz amaç ve hedeflerimize ulaşmak için sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle iş birliği ve dayanışma içinde olmak istediğimizi de özellikle vurgulamak istiyoruz.

Yukarıda bir kısmına değindiğimiz ve Ana Sözleşmemizde yer alan amaç ve faaliyetlerimizi gerçekleştirmek için, sadece İzmir – Türkiye’de değil, öncelikle ve özellikle Akdeniz çanağındaki ülkeler olmak üzere erişebildiğimiz tüm dünya ülkelerindeki benzer oluşum ve kuruluşlarla bir araya gelmeye çaba göstereceğiz. Bu bağlamda ortaklarımızın eserlerinin o ülkelerin dillerinde; o ülkelerin şair ve yazarlarının eserlerinin de Türkçe yayınlanması konusunda çaba ve hayallerimizi her zaman diri tutacağız.

Unutmayınız; hayal etmezseniz, gerçeklerle mücadele gücünüz ve heyecanınız olmaz… Hayallerimize ortak, bizlere destek olmanızı bekliyoruz.”

Sağlıklı Yaşamın Geleceği Şurası Gerçekleştirildi

“Sağlıklı Yaşamın Geleceği Şurası” Ege Üniversitesi Hastane Kampüsü 50. Yıl Spor Salonunda Gerçekleştirildi.

Ege Üniversitesi Hastane Kampüsü 50. Yıl Spor Salonunda Yapılan Şuranın Açılışına, Cumhurbaşkanlığı Sağlık Ve Gıda Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu, Tarım Ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, İzmir İl Sağlık Müdürü Op. Dr. M. Burak Öztop, 600’E Yakın; Akademisyen, Bürokrat, Sağlık Yöneticisi Ve Sağlık Sektörü Çalışanları Katıldı.

İnteraktif Bir Katılım Yöntemi Ile Gerçekleştirilen Ve Iki Oturum Şeklinde Yapılan Şura’nın Sabah Oturumunda, “Sağlığın Geleceği Ve Değişim Gündemi Ve Üniversite Araçları” Tartışıldı. Programın Öğlenden Sonraki Ikinci Oturumunda Ise “İyi Yaşamın Merkezi İzmir, Sağlıklı Yaşamın Öncüsü Ege Üniversitesi” Konuları ele alındı.

Kemeraltı İçin Birliktelik Zamanı

Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği’nin yeni seçilen Başkanı Semih Girgin ve yönetim kurulu üyeleri, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur’u ziyaret etti. Kemeraltı Çarşısı’nın ve Çarşı esnafının ihtiyaçları ve sorunlarının masaya yatırıldığı buluşmada Kemeraltı’nın yeni bir anlayış, hep birlikte ve uyum içinde bir çalışma ile hak ettiği yere taşınacağı vurgulandı.

Derneğin yeni yönetimine başarılar dileyen Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, Kemeraltı’nın her zaman öncelikleri arasında olduğunun altını çizdi ve tarihi çarşıyı hep birlikte ayağa kaldıracaklarını belirtti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Konak Belediyesi’nin ortak paydalarından birinin de Kemeraltı olduğunu söyleyen başkan Batur, “Herkes Kemeraltı diyor ama Kemeraltı ancak yapılacak işlerle kalkındırılabilir. Biz büyükşehir, ilçe belediye, Tarkem ve dernek olarak hep birlikte olursak Kemeraltı ayağa kalkar, daha iyi bir noktaya gelir. Küçükşehir büyükşehir yok, şehir hepimizin; Kemeraltı için yapılacak her şeyde biz de varız, birlikte çalışacağız” diye konuştu.

Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Semih Girgin de verdiği destekten ötürü Konak Belediye Başkanı Abdül Batur’a teşekkür ederek, “Burada sabah kepenk açan, akşam kepenk kapatan her esnaf benim için derneğin başkanıdır. Ben sadece emanetçiyim, bu anlayışla hareket ediyoruz. Konak Belediyesi’nin Kemeraltı’nda yaptığı her çalışmada ve etkinlikte biz de yanında olmak istiyoruz” dedi.

Altınyol’da Dördüncü Şerit Çalışması Bitti

İzmir’in araç trafiğine en çok maruz kalan ana arterlerinden Altınyol’da yapılan yol çalışmaları sona erdi. İlk verilere göre eklenen dördüncü şerit nedeniyle trafik sıkışıklığında azalma görüldü. İzmir’in en yoğun kullanılan ana arterlerinden Altınyol’da yapılan çalışmalar sona erdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzbeton ekiplerinin çalışmalarını tamamlamasından sonra İZUM’dan alınan ilk veriler trafik sıkışıklığında azalma sağlandığını gösteriyor.

İnşaatın sürdüğü 1 Kasım 2019 Cuma günü trafik sıkışıklığı sabah 7.15’te başlarken, 8 Kasım 2019 Cuma günü yapılan ölçümler sıkışıklığın başlama saatinin 7.30’a kaydığını belirtiyor. Aynı şekilde trafik sıkışıklığının bitiş saati de 9.20’den 9.00’a geriledi. Yağışlı geçen 4 Kasım Pazartesi günü hariç diğer dört günde trafik sıkışıklığı daha geç başlayıp, akşam saatlerinde de daha erken bitiyor. Çalışmaların noktalanmasından sonraki beş gün karşılaştırıldığında üç şeritten dört şeride çıkan yol nedeniyle sabah saatlerinde 15-30 dakika, bitiş saatlerinde ise 15-35 dakika arasında iyileşme sağlandı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Naldöken Kavşağı ile Adnan Kahveci Köprülü Kavşağı arasındaki yolun üç şeritli sahil tarafının dört şeride çıkarılması için de çalışmalarını sürdürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, İzmir’de yolların iyileştirilmesi ve trafik sıkışıklığın azaltılması için çalışmaların devam edeceğini belirtirken ulaşım sorununun çözümünde önceliklerinin toplu taşıma ve raylı sistem olduğunun altını da çiziyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, çalışmaların yapıldığı alanda bulunan ağaçların zarar görmeden bölgeden transfer edilmesini sağladı. Taşınan ağaçlar bakım altında tutularak yeşil alanlara naklediliyor. Altınyol’da trafik başlangıç saatini gösteren fotoğraflar Soğukkuyu Kavşağı’na aittir. 5 Kasım 2019 ile 12 Kasım 2019 günlerindeki trafik yoğunluğunu gösteren, İZUM tarafından aynı saatte çekilmiş fotoğraflardır. Üzerinde çekildiği saat ve tarih bilgisi mevcuttur.11 Kasım 2019 Pazartesi günü yağıştan kaynaklı seyir hızları düşerek trafiğin geç bitmesine sebep olmuştur. Karşılaştırma yapılan 4 Kasım 2019 Pazartesi günü ise yağışsız bir gündür.

Tarihi Kentler Birliği’nden Urla’ya Ödül

Urla Belediyesi, Tarihi Kentler Birliği tarafından düzenlenen Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması’nda, “Malgaca ve Arasta Sokakları Sağlıklaştırma ve Kentsel Tasarım” projesiyle ödül aldı. Kazanan belediyelere ödülleri, YAPEX Antalya Fuarı’nda düzenlenen törenle verildi.

Hem kazanan projelerin sergilendiği hem de ödüllerin verildiği törene yoğun ilgi vardı.

Her zaman Urla’nın tarihi dokusunu ve kültürünü korumak istediklerini belirten ve çalışmalarını bu eksende devam ettiren Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz ödül töreninde konuştu. Urla Başkanı Burak Oğuz, “Son yıllarda Urlamızın önemi giderek artmakta. Bu artışta tarihi kimliğimizi ve kültürümüzü korumamız son derece önemli. 12 İyon kentine dayanan ilçe tarihimizle çok ciddi bir kültürel mirasa sahibiz. Bu kültürümüzü koruyarak gelecek nesillere aktarmak istiyoruz. Geleceğe giden en önemli yolun geçmişe sahip çıkmak olduğunun farkındayız. Bu çalışmalarımızda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Akif Manaf Kadın Psikolojisi Kitabıyla “8’de Sağlık” Programında

Ünlü yazar Akif Manaf hafta içi katıldığı bir TV programında 63. Kitabı Kadın Psikolojisi ’ne ilişkin soruları yanıtladı.

Akif Manaf: “Dünyamızın yarısı kadın ve o kadınlar dünyanın diğer yarısını doğurmuş. Dolayısıyla her şey kadınla başlıyor, kadın anne oluyor ve hepimiz kadın sayesinde buradayız. Bu arada kadın çok da anlaşılmıyor. Bazen kadın kendisini anlamakta bile zorluk çekiyor. Varoluş bir dişil enerjisidir ve kadın o varoluşsal dişil enerjisinin bir tezahürüdür. O yüzden varoluşu anlamak için kadın bir anahtardır. Bu yaklaşım kitapta ilk defa insanlığa sunuluyor. Eğer biz kadını çözersek ve anlarsak, varoluşu anlarız. Varoluşun anlamını ve nedenini çözebiliriz. Bu, kadınla başlıyor. O yüzden bu konu varoluşsal olup günümüze kadar iniyor. Günlük yaşamda bir çocuğun annesini anlaması için, bir erkeğin kadını anlaması için bu psikolojiyi çözmek gerekiyor. Psikolojik dinamikler kolay değil ama doğru şekilde ele alınırsa kolaylaşabilir. Böylece bütün insanlık kadını anlayabilir. Bu kitapta ilk kez bunun nasıl olacağını anlatıyoruz.

Tarihsel olarak kadın psikolojisini ilk defa erkekler ele almış, sonra zaman içinde kadınlar da bu konuya eğilmiş ve zaman içinde kadın psikologlar da bu konuda yazılar yazmış. Bu kitabın özelliği şudur: Bu kitap bir erkek gözüyle değil, daha çok bir ebedi varlık, bir gözlemci gözüyle yazıldı. Bu çok tarafsız bir yaklaşım ve o yüzden de etkili.

Anatomik olarak ve beyin yapısı olarak kadınlar duygusal, erkekler mantıksaldır. Farklı uçlardalar. Erkek mantığı konuşuyor, kadın ise duyguyu konuşuyor. Duygu mantıkla hiçbir zaman uyumlu hale gelemez. O yüzden de kadın doğal olarak üzülüyor. Kadını üzmemek için erkek o duygusal düzeye geçit yapmalı ama bu kolay değil. Erkek mantığa alışmış ve onun beyni mantıksaldır. Bunu nasıl yapacak? Duygudaşlık moduna girecek, kadına bir duygudaş olacak, onun duygularına dalacak, onu anlamaya çalışacak, onunla tartışmak yerine onun duygularının içine girecek, o duyguları içine çekecek. O zaman kadını anlayabilecek ve üzmeyecek. Bu kitabı okuyan tüm erkekler, sırrı çözecek, kadını daha iyi anlayacak ve iletişim müthiş bir şekilde ilerleyecek. Kişi kendi benlik ve bencillik duvarından bakınca çatışma kaçınılmazdır. Önemli olan o benlik ve bencillikten özgürleşip başka gözle bakmak. Her birimizin içinde hem dişil hem de eril enerjisi var. Biz o iki enerji gücünü, eril ve dişili içimizde bütünleştirip, çatışmayı bitirirsek o zaman dışarıdaki kadınla çatışma biter.

Bir kadının psikolojik yapısı çocukluk döneminde oluşmaya başlıyor. Maalesef yaygınlaşmış bir deyim var: Kızını dövmeyen dizini döver. Kadın Psikolojisi kitabında bu deyim üzerinde de durduk ve orada o deyimi değiştirdik. “Aslında kızını döven dizini döver”. Çünkü kız çocuğu çocuklukta şiddet görünce ister istemez ebeveynlerle ilişkisi bozuluyor ve psikolojisi travmatik hale geliyor. O kız çocuğu büyüyüp kadın olunca, ebeveynini ona şiddet uygulayan kişiyi bağışlayamıyor. Çoğu zaman kız çocuğu büyüyüp kadın olunca psikolojik olarak babasına benzer bir erkeği tercih ediyor. İster istemez babasına olan kızgınlığı o erkeğe de yansımaya başlıyor. Çocukluğunda babasından gördüğü şiddeti eşine yansıtıp, ona öfkelenmeye başlıyor. Belki de eşi ona şiddet uygulamıyor, belki de sakin bir kişiliği var. Ama ister istemez kadın, babadan gördüğü şiddeti eşine yansıtıyor. O zaman da ilişkide bozulmalar başlıyor. Bütün küresel topluma seslenerek şunu söylüyoruz: Ebeveynler ve özellikle de babalar bu konuda çok dikkatli olmalı. Babalar kesinlikle kızlarına şiddet uygulamamalı. Babalara tavsiyemiz: Eğer kızını dövmek isterse, kendini dövsün diyoruz.

Kadının fikrini değiştirmek isteyen erkek boşuna çabalar. Erkek buna yeltenmemeli. Ama çok daha zekice bir yaklaşım sunuyoruz. Diyelim ki erkek kadının fikrini değiştirmek istiyor. Erkeğin ilk yapacağı şey kadınla hem fikir olmak olmalı. Kadını takdir etmeli. Kadın takdir görünce yumuşuyor. Erkek bu noktada başka alternatifler sunabilir. Buna değiştirmek yerine zenginleştirmek diyoruz. Bu aşamada kadın düşünerek başka seçimler yapabilir.
Günümüzde maalesef kıskançlık olmadan sevgi olmaz, kıskançlık sevginin belirtisidir biçiminde yaygın bir inanç var. Bu kitapta yeni bir yaklaşım sunuyoruz. Aslında kıskançlık sevgiden değil, bencillikten kaynaklanıyor. Doğal olarak erkek sevdiği kişiyi sahipleniyor. Ama buradaki sahiplenme aşırıya kaçınca, kişi sevdiği insanı nesnelleştirip, köleleştirince kıskançlık patlak veriyor. Kişi farkındalığını kullanarak bu sınırı aşmamalı. Doğal olarak kişi, karşısındaki kişi ne yapıyor, iyi mi, her şey yolunda mı diye merak eder ancak bunu kontrolcülüğe dönüştürmeyince, kıskançlığın dozunu kaçırmayınca durum tatsızlaşmayacak. Denge kurulacak.

Sevgi cesaret ister. Aşk dediğimiz şey cesaret yoksa gerçekleşemez. Aşk, sevgi fedakârlık demektir. Görüyoruz ki, hem tarihsel hem de psikolojik olarak kadın sevgi konusunda erkekten daha fedakâr. O yüzden belki de daha kırılgan, daha acı çekebilen taraf. Erkekler bazen sevgiyi başka şeyler için feda edebilir. Ama kadın çoğunlukla her şeyi sevgi için feda eder ve bu cesaret ister. O yüzden diyoruz ki sevgi konusunda kadın kesinlikle erkekten daha cesur. Kadınlar sevgi için daha fazla fedakârlık yaptıkları için bir çatışmada, bir problem çıkınca isyan ediyorlar. Ben bu kadar fedakârlık yaptım, karşılığı bu mu olmalı diyorlar. Erkeklere çağrımız şudur: Bu fedakârlığı görmek, değerini bilmek ve kadının fedakârlığına katılmak, bu fedakârlığın kıymetini bilmek ve onun kadar cesur olmak. O zaman ilişki asla bozulmaz” dedi.
Ünlü yazar Akif Manaf programda Kadın psikolojisi kitabının yakında İngilizce olarak da yayınlanacağını söyledi.

Orman Gönüllüleri Buluştu

Ege Orman Vakfı Gönüllüleri, sezonun ilk toplantısında, Menderes Oğlananası’nda bulunan Ege Orman Vakfı Zeytinliği’nde bir araya geldi.

Sezonun ilk toplantısında Ege Orman Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Yasemen Bilgili, geçtiğimiz yıllarda gönüllüler ile birlikte gerçekleştirilen çalışmalardan bahsederken; Ege Orman Vakfı Genel Müdürü Metin Gençol, Vakfın son projeleri, İzmir’de yaşanan son orman yangını ve yangın sonrası yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Toplantının ardından Gönüllüler zeytin hasadına destek vererek keyifli bir gün geçirdi.

Yer Gök Yeşil Kırmızı

Kadızade Zühtü Işıl ve arkadaşları tarafından 1 Kasım 1912’de kurulan Karşıyaka Spor Kulübü’nün yeni yaşı büyük bir coşkuyla kutlandı. Çarşıda belediye ve taraftarlar derneği tarafından düzenlenen korteje binlerce Karşıyakalı katılarak büyük coşkuya ortak oldu. Saat 19.12’yi gösterdiği anda yakılan renkli meşaleler, yeşil kırmızı bir şölene dönüştü.

Kutlamalara katılarak taraftarlarla kol kola yürüyen ve marşlara eşlik eden Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Gurur yazılır, KAF SİN KAF okunur. 1 Kasım 1912’de bu kentte bir zeytin ağacının altında, bir kıvılcım çakıldı. Zühtü Işıl, Kadızade Raşit, Süreyya İplikçi, Refil Civelek, Osman Nuri ve Örnekköylü Hüseyin, bir avuç destansı insanın tutuşturduğu kıvılcım, 107 yıl boyunca bir kentin kimliği, aidiyet duygularının özeti, karakteri ve duruşu haline geldi. O kıvılcımın adı KAF SİN KAF’tır. Al ile Yeşilin sevdası, tutkunun yaşam biçimine dönüşmesi, skorun değil duruşun bitmeyen zaferidir. Bu zafer yolculuğunda, her biri onur madalyası nice değerimizin ayak izi, alın teri, göz nuru vardır.KAF SİN KAF’ın tarihi, büyük insanların izinde dünden yarınlara uzanmaktır. Göğsünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün armağanı Ay ve Yıldızla onurlanmak, Cumhuriyetle bütünleşmek, bir kenti o değerlerin kalesine dönüştürmektir.” diye konuştu.

Karşıyaka Spor Kulübü Tataftarlar Derneği Başkanı Okan Kırmacı da, “Bugün bizim en mutlu günümüz. Bu takımın taraftarı olmaktan her zaman gurur duyuyoruz. Bizimle bu coşkuyu paylaşan belediye başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” dedi.

Havai fişek gösterisinin de yapıldığı kutlamalara; Karşıyaka Spor Kulübü Divan Kurulu Başkanı Fatih Diniz, kulüp yönetim kurulu üyesi Mehmet Yaya ve kulüp yöneticileri katıldı.

Karşıyaka’da Ödev Evleri Açılıyor

Sosyal belediyecilik anlayışıyla eğitime destek hizmetlerini sürdüren Karşıyaka Belediyesi, ‘Ödev Evi’ projesini 4 Kasım itibariyle hayata geçiriyor. 7 ayrı merkezde başlatılacak uygulama kapsamında, 7 – 14 yaş arası öğrencilere hafta içi her gün okul sonrasında ücretsiz etüt hizmeti verilecek. Merkezlerde üniversiteli gençler görev alacak. Karşıyaka Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü tarafından yaklaşık iki hafta önce başvuruları kabul edilmeye başlanan ‘Ödev Evi’ projesi, kısa sürede büyük ilgi gördü. 300 ilkokul ve ortaokul öğrencisinin kayıt yaptırdığı ve başvuruların devam ettiği proje, 4 Kasım Pazartesi günü itibariyle faaliyete geçirilecek.

Buna göre; Çarşı Kültür Merkezi, Ahmet Piriştina Kültür Merkezi Kütüphanesi, 80. Yıl Cumhuriyet Semt Kütüphanesi, Bülent Ecevit Kültür Merkezi Kütüphanesi, İsmail Cem Kültür Merkezi Kütüphanesi, Hasan Ali Yücel Semt Kütüphanesi ve Ali Rıza Bodur Eğitim Merkezi’nde, hafta içi her gün 15.00 ile 19.00 saatleri arasında, 7 – 14 yaş grubundaki çocuklara okul sonrası etüt hizmeti verilecek. İlkokul ve ortaokul çağındaki öğrencilere ders çalışabilecekleri sağlıklı ve güvenli ortamlar sunmayı hedefleyen Ödev Evleri’nde üniversiteli gençler görev yapacak. Çoğunluğu eğitim fakültelerinde okuyan 40 genç, çocuklara derslerinde destek verecek, ödevleri için yardımcı olacak. Bu sayede üniversiteli öğrenciler de tecrübe edinme ve bütçelerine katkı sağlama imkanı bulacak. Hem 7 – 14 yaş arası öğrenciler hem de gözetmenlik yapmak isteyen gençler için başvuruların devam ettiği projeye ilişkin, 0232 399 40 74 – 75 – 76 – 77 – 78 numaralı telefonlardan detaylı bilgi alınabilecek.

Projenin çocukların yanı sıra, aileler açısından da önemli bir uygulama olacağını ifade eden Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay “Çalıştıkları için okul sonrasında çocuklarını özel etüt merkezlerine göndermek zorunda kalan, kalabalık ev nüfusu ya da fiziki yetersizlik nedeniyle çocuklarına sağlıklı çalışma ortamları sunamayan, okuma yazma bilmedikleri için derslerine yardımcı olamayan, işten yorgun gelip yeterli ilgiyi gösteremeyen ailelerimiz var. Hem ebeveynleri üzen ve sıkıntı yaşatan hem de çocukların eğitim hayatlarında başarısızlığa yol açan bu gibi sorunlara çözüm üretmek amacıyla ‘Ödev Evi’ projemizi faaliyete geçiriyoruz. Bu merkezlere devam eden çocuklarımız, üniversiteli abla ve ağabeyleri ile ödevlerini yapmış olarak evlerine gidecek. Bir yandan da arkadaşları birlikte etkileşimde bulunma, birlikte ders çalışma, sosyalleşme imkanı bulacaklar. İlerleyen süreçte projemizi daha da yaygınlaştırmayı umuyor, katkı sağlayacak üniversiteli gençlerimize ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.

Bornova’da Fener Alayı Coşkusu

Cumhuriyet’in 96’ncı kuruluş yılı Bornova’da coşkuyla kutlandı. Otoyol viyadüklerinin altından başlayan fener alayı yürüyüşüne binlerce Bornovalı katıldı. Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ ve CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel’in de katıldığı yürüyüşte, Mustafa Kemal Caddesi bayraklarla kırmızı beyaza boyandı, meşalelerle aydınlandı.

Binlerce Bornovalı’nın katıldığı fener alayı coşkusu, Mustafa Kemal Caddesi boyunca katılanlarla büyüdü. Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ ve CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel’in eşleriyle katıldığı yürüyüşte siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de yerlerini aldı. Dev Atatürk posteri ve Türk Bayrağı’nın en önde elllerde taşındığı yürüyüşte renkli görüntüler de oluştu. Küçük bir kız çocuğunun bando takımına şeflik yaptığı anlar büyük ilgi uyandırırken, Bornova Selanikliler Kültür ve Dayanışma Derneği Gençlik Kolları üyesi çocukların İstiklal Marşı’nı ezberden okuduğu anlar Cumhuriyet Meydanı’nda büyük coşku yaşattı.

Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran Bornovalılara seslenen Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ, “Bu Cumhuriyet bizim, bu Cumhuriyet kadınlarımızın, bu Cumhuriyet çocuklarımızın, biz bu ülkenin bekçileriyiz. Sizlerle beraber ülkemizi çok daha iyi günlere taşıyacağız” dedi.